Tüm Eğitim ve Danışmanlık hizmetlerimiz dost ve müttefik ülkelerin Silahlı Kuvvetleri ve Polis Teşkilatlarına mahsustur.

Eğitimlerimize bireysel katılım mümkün değildir!

 

Haberler

BASINDA ÇIKAN KARALAMA HABERLERİ HAKKINDA KAMUOYUNA AÇIKLAMA

Son günlerde basında ve sosyal medya sitelerinde Şirketimizi karalayıcı yayınlar yapıldığı görülmektedir. Daha önce iftira olduğunu defaatle açıklamış olduğumuz konular çamur at izi kalsın mantığı ile tekrar tekrar gündeme getirilmektedir. Yargıya taşıdığımız bu iddiaların sahipleri çeşitli cezalara çarptırılmışlardır.

SADAT A.Ş.; köklü geleneğe sahip olan silahlı kuvvetlerin desteğine ihtiyaç duyan İslâm Coğrafyasındaki Ülkelere Türk Silahlı Kuvvetlerinden emekli olmuş yetenekli ve milli-manevi duyarlığa sahip askerleri organize ederek,  Devletimizin kontrolünde ve Dış politikasına uygun alanlarda, bu ülkelerin ihtiyacına cevap verme vecibesinden neşet bulmuştur.

Bu gün, İslâm Coğrafyasını dizayn etmek isteyen küresel güçlerden sadece ABD'nin, emekli askerlerden oluşmuş, 70  Savunma Danışmanlık şirketi üçer beşer adet İslâm Ülkelerinde ABD menfaatlerine uygun faaliyet göstermektedirler. SADAT A.Ş.'nin amacı, Türk Silahlı Kuvvetlerinin yetişemediği İslam Ülkelerini de bu şirketlerin tasallutundan kurtarmaktır.

Basında yer alan haberlere göre "Kırıkkale MKEK Silah Fabrikası müdürü devlete ait sırları" satarak casusluk yaptığı iddiası ile tutuklanmıştır. Tutuklanan fabrika müdürü Mustafa Tanrıverdi'nin SADAT A.Ş. veya yöneticileri ile hiç bir ilgisi ve irtibatı olmayıp sadece soyadı benzerliği olduğunu kamuoyuna duyururuz.

Alınan bilgiye göre, 1 Nisan'da gelen, "MKE Silah Fabrikası'ndan devlete ait sırların satılmak istendiği" yönündeki bir ihbarı değerlendiren Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlatarak, takibinin yapılması için dosyayı Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'ne gönderdi. 
İhbarda Fabrika Müdürü Mustafa Tanrıverdi'nin para karşılığında 2 silaha ait çizim ve üretim planlarını ABD'li bir silah fabrikasına satacağı bilgisini değerlendiren ekipler, Tanrıverdi'yi yakın takibe aldı.
Sulh Ceza Hakimliğinden alınan teknik araçla izleme kararının ardından Tanrıverdi'nin makam odası ile evi 24 saat takibe alındı. Tanrıverdi'nin alışverişi Söğütözü'nde bir lokantada gerçekleştireceğinin öğrenilmesinin ardından, söz konusu lokantada buluşmanın gerçekleşeceği özel salona da dinleme ve görüntüleme cihazları yerleştirildi.
Söz konusu yere makam aracıyla gelen Tanrıverdi'nin alışverişi bitirmesini bekleyen ekipler, lokanta çıkışında fabrika müdürünü gözaltına aldı.
'Sırları satmaya çalıştı' iddiası
Tanrıverdi'nin taşınabilir 2 bellek içerisinde getirdiği patenti MKE'ye ait MP-5 silahın çizim ve üretim planları için 200 bin lira, üretime henüz başlanan Milli Piyade Tüfeği MPT-76'nın çizim ve tüm üretim planları için ise 300 bin ABD doları aldığı tespit edildi.
Tanrıverdi, gözaltına alındıktan sonra sevkedildiği mahkeme tarafından "Devlet sırlarından yararlanma, devlet hizmetlerine sadakatsizlik ve rüşvet alma" suçlarından tutuklanırken, evi ve işyerinde de arama ve el koyma işlemlerinin yapıldığı öğrenildi.
Olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü öğrenildi.
Alıntı: Anadolu Ajansı http://aa.com.tr/tr/turkiye/mke-silah-fabrikasi-muduru-tutuklandi/551233

1.     PKK DIŞ TEHDİTTİR

Bir kısım silahlı unsurlar, başka bir ülkede teşkilâtlandırılıyor, eğitiliyor, donatılıyor, silahlandırılıyor, sınırlarımızdan içeri gayri meşru yollardan sokuluyor, devletin meşru düzenine karşı silahlı eylemlere girişiyor ve bütün bu faaliyetler yabancı ülkenin topraklarında üslenmiş kadrolar tarafından yönetiliyorsa, bu açıkça kökü dışarıda bir asimetrik savaş uygulamasıdır.

Türkiye, Güneydoğu sınırlarımızın dışında üslenmiş, uluslar arası güçlerin desteklediği bir terör örgütü ile sınırlarımızın içinde ve dışında asimetrik (Gayri Nizamî) bir savaşın tarafıdır. 

10'dan fazla ülkede faaliyet yürüten Ocean Gate Internationale Yatırım Dış Ticaret Ltd Şti ile temsilcilik sözleşmesi imzalandı.

Çok çeşitli sektörlerde faaliyet göstermekte olan "Ocean Gate International", SADAT A.Ş.'ye faaliyette bulunduğu ülkelerdeki ihaleleri ve iş fırsatlarını yakından takip etme imkanı sunacaktır.

Aşağıda yer alan Yusuf Çağlayan'a ait makale 12 Eylül 2014 tarihinde Yeni Asya gazetesinde yayınlanmıştır. 

İslâm dünyasının ortak bir savunma sistemi bulunmuyor. Ülkeler bazındaki savunma sistemleri ise, Avrupa ve ABD merkezli yetmiş kadar şirket tarafından yapılandırılıyor, eğitiliyor ve teçhiz ediliyor. Dolayısıyla, İslâm ülkelerinin yerli ve öz kaynaklara dayanan bir savunma stratejileri, sanayileri ve kurumları bulunmuyor. Avrupalı ve ABD'li şirketlerin organize ettiği ve tamamen bu şirketlerin teknik denetimi altında bulunan bir savunma sisteminin, Avrupa ve ABD'nin siyasî, sosyolojik ve askerî stratejilerinden bağımsız olması düşünülebilir mi?

Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL

ASSAM Adaleti Savunanlar Stratejik Araştırmalar Merkezi internet sitesinde 22 Ağustos 2014 tarihinde Cumhurbaşkanlığı tarafından paylaşılan Savunma Reformu ile ilgili raporda şirketimizin faaliyet alanı ile ilgili mevzuat boşluğu ve ihtiyacını da konu edinen bir makale yayınlanmıştır. Önemi sebebiyle makaleyi buraya alıntılıyoruz...

 

Savunma Reformu Raporu

 

Büyük milletlerin sorumlulukları da büyük olur. Büyük sorumlulukları taşımak hiç şüphesiz büyük güç ister. Askeri güç olmaksızın da büyük güç olunmaz.

Abdullah GÜL

Cumhurbaşkanı

22 Ağustos 2014 Cuma günü T.C. Cumhurbaşkanlığı Kurumsal İnternet Sitesinde Savunma Reformu Çalışma Grubu'nun raporunu tamamladığı haberleştirildi.[1]

Türkiye'nin 2023 hedefleri ile bölgesel ve küresel güç olma yolunda ki gayretleri açısından Savunma Reformu ciddi önem taşımaktadır. Bu kapsamda MSB ve TSK'nde yapısal reform yapılmasının yanı sıra silah ve komuta kontrol sistemlerinde de teknolojik reform yapılması önem arz etmektedir. Savunma sistemlerinin NATO savunma sistemlerine entegre olması NATO bağımlılığı anlamına gelmemelidir. Tam bağımsızlık ilkesi gereği olarak özgün savunma sistemleri üretilip komuta kontrol sistemleri gerektiğinde farklı paktlara da entegre edilebilir tasarlanmalıdır. Dolayısıyla hali hazırdaki TSK'nde yapılmakta olan modernizasyon çalışmaları ile TSK'nın savunma sistemlerinin reform ihtiyacı birbiri ile karıştırılmamalıdır. Aksi takdirde Ortadoğu'da sınırlarımızda olup biten olaylara daha uzun süreler seyirci kalmaya ve sadece insani yardım göndermeye ama kan akıtılmasını engelleyecek kalıcı çözümler üretmek konusunda eli kolu bağlı durmaya devam ederiz.

Ulusal Kanal[1] ve Aydınlık Gazetesinde[2] Yayınlanan İftira Kampanyası Hakkında Kamuoyuna Duyuru

8 Temmuz 2014 tarihinde Ulusal Kanal ve Aydınlık Gazetesinde yayınlanan bir haberde;

"İrtica nedeniyle Türk Ordusu'ndan atılan askerlerin kurduğu savunma şirketi SADAT, yine ilginç bir ilanla gündeme geldi.

SADAT'ın internet sitesinde yer alan duyuruda, "Rus tankı ve Hummer jeep tamiri için Arapça bilen teknisyen arandığı" belirtildi. Duyuruda, teknisyenlerin dost ve müttefik ülkelerdeki onarım ve yenileme çalışmalarında görev yapacağı ifade edildi.

Rus tankları ve Hummer araçların Suriye ve Irak'ta ordu tarafından kullanılması ise dikkat çekiyor. IŞİD teröristleri, son olarak Suriye'de ele geçirdiği Rus tanklarıyla şov yapmıştı.

İlginç iş ilanı, "SADAT IŞİD'e mi çalışıyor" sorusunu gündeme getirdi.

SADAT şirketinin Irak ve Suriye'deki çatışmalara ilgisi bu kadarla da sınırlı değil. SADAT'ın danışmanlarından Emekli Tank Binbaşı Mustafa Bozgeyik'in, Mart 2014'te Suriye'nin Halep şehrindeki çatışmalarda öldürüldüğü ortaya çıkmıştı."

denmektedir.