yalan

  • Hani bilirsiniz; Batıda bir takım asılsız haberler çıkarılır sonra bu asılsız haberler mahkemelerde delil unsuru kabul edilir ve partiler kapatılır, iş yerleri yeşil sermaye adıyla yaftalanır, çocuklarımıza verdiğimiz manevi eğitim yuvaları bir bir kapatılırdı.

    Bir zamanlar, Ümit Özdağ, SADAT ve kurucusu E. Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi hakkında asılsız iddialarda bulunmuştu. “SADAT’ın Tokat’ta ve Konya’da silahlı eğitim kampları olduğunu” söylemişti. Yakın çevresinden kişiler tarafından bu bilgileri nereden aldığı sorulduğunda, “ABD, bir kişi, kurum veya devletin aleyhinde kullanacağı bilgileri, önce kendi mahalli basınında yayınlatır. Sonra da iç basınından alıntı yaparak, uluslararası alanda kullanır. SADAT ile ilgili bilgileri de ABD ve İsrail’den aldım.” Demişti.

    Meral Akşener de bir zamanlar kankası olan kişiden duyduklarını doğru zannederek, “SADAT’ın Tokat ve Konya’da silahlı Eğitim Kampları” olduğu iftirasında bulunmuştu. Bu beyanı suç duyurusu olarak kabul eden Ankara Başsavcılığı, SADAT Hakkında kovuşturma başlatmış ve Meral Akşener’i ifade vermeye çağırmıştı. Yapılan uzun sorgulamada, bilgiyi nereden aldınız sorusuna, “Hatırlamıyorum”, belgeniz var mı sorusuna “yok” cevabı vermiş ve bu sorgulamadan sonra bir daha SADAT’ın ismini ağzına alamamıştı.

    SADAT A.Ş. hakkında yalan yanlış söylentilere göre hareket etmektense, dürüstseniz bildiklerinizi yargıya taşıyınız.

  • İkinci Dünya Savaşı ile büyük bir yıkıma uğrayan Batılı Ülkeler savaşın yıkıcı etkisi ile neredeyse yok olmak üzere olan ekonomilerini düzeltme adına birbirleri ile küresel bir anlaşmaya gittiler ve Avrupa Birliğinin doğmasını sağladılar.

    Savaşın galiplerinden ABD, İngiltere ve Fransa sömürgeci anlayışlarını devam ettirmiş ve Afrika Kıtası ile Ortadoğu İslam Ülkelerine yüzlerini çevirmişlerdir. Ortadoğu coğrafyasında gelişmekte olan ülkeleri bereketli bir pazar olarak değerlendirmeyi başarmışlar ve birbirlerini imha etmek için geliştirdikleri silahlarını bu ülkelere satmaya başlamışlardı.

    Bu ülkeler silah sanayilerine pazar bulma adına bölgemizdeki ülkelere nifak tohumlarını ekmiş, birbirleri ile savaştırmışlardır. Bölge ülkeleri birbirleri ile savaşmak için batılı ülkelere sattıkları petrol gelirleri ile onlardan daha pahalıya silah almış ve ekonomileri her geçen gün çökerken halkları da fakirleşmeye mahkûm olmuşlardır.

  • İkinci Dünya Savaşı ile büyük bir yıkıma uğrayan Batılı Ülkeler savaşın yıkıcı etkisi ile neredeyse yok olmak üzere olan ekonomilerini düzeltme adına birbirleri ile küresel bir anlaşmaya gittiler ve Avrupa Birliğinin doğmasını sağladılar.

    Savaşın galiplerinden ABD, İngiltere ve Fransa sömürgeci anlayışlarını devam ettirmiş ve Afrika Kıtası ile Ortadoğu İslam Ülkelerine yüzlerini çevirmişlerdir. Ortadoğu coğrafyasında gelişmekte olan ülkeleri bereketli bir pazar olarak değerlendirmeyi başarmışlar ve birbirlerini imha etmek için geliştirdikleri silahlarını bu ülkelere satmaya başlamışlardı.

    Bu ülkeler silah sanayilerine pazar bulma adına bölgemizdeki ülkelere nifak tohumlarını ekmiş, birbirleri ile savaştırmışlardır. Bölge ülkeleri birbirleri ile savaşmak için batılı ülkelere sattıkları petrol gelirleri ile onlardan daha pahalıya silah almış ve ekonomileri her geçen gün çökerken halkları da fakirleşmeye mahkûm olmuşlardır.

  • İkinci Dünya Savaşı ile büyük bir yıkıma uğrayan Batılı Ülkeler savaşın yıkıcı etkisi ile neredeyse yok olmak üzere olan ekonomilerini düzeltme adına birbirleri ile küresel bir anlaşmaya gittiler ve Avrupa Birliğinin doğmasını sağladılar.

    Savaşın galiplerinden ABD, İngiltere ve Fransa sömürgeci anlayışlarını devam ettirmiş ve Afrika Kıtası ile Ortadoğu İslam Ülkelerine yüzlerini çevirmişlerdir. Ortadoğu coğrafyasında gelişmekte olan ülkeleri bereketli bir pazar olarak değerlendirmeyi başarmışlar ve birbirlerini imha etmek için geliştirdikleri silahlarını bu ülkelere satmaya başlamışlardı.

    Bu ülkeler silah sanayilerine pazar bulma adına bölgemizdeki ülkelere nifak tohumlarını ekmiş, birbirleri ile savaştırmışlardır. Bölge ülkeleri birbirleri ile savaşmak için batılı ülkelere sattıkları petrol gelirleri ile onlardan daha pahalıya silah almış ve ekonomileri her geçen gün çökerken halkları da fakirleşmeye mahkûm olmuşlardır.

  • Önceki yazımızda SADAT Savunmaya tezviratlarını akılsızca, şuursuzca, gayri ahlaki bir üslup ve yöntemle yönlendirenlerin arka planda var olan gerekçelerine değinmeye gayret etmiş idik. Şimdi İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle soğuk savaş sonrası Varşova Paktı’nın dağılması ve Rusya’nın eski gücünü yitirmesi üzerine ABD ve saz arkadaşlarının bölgemizde alevlendirdikleri vekalet savaşlarının yöntemine değineceğiz.

    Esasında vekalet savaşlarının ilk çıkışı soğuk savaş döneminde olsa da Türkiye’nin de bulunduğu Ortadoğu Coğrafyasında etkin olarak kullanılmaya başlanması 1990 sonrası ABD’nin Kuzey Irak’ı işgali ile başlamıştır.

    Varşova Paktı karşısında bir blok oluşturulmak için kurulan NATO, Sovyetlerin dağılması ile misyonunu tamamladığı yönünde tartışmaların merkezine oturdu. Ancak 1990 tarihinde İngiltere’de yayınlanan bir makalede “Will Islam Bury Us” “İslam Bizi Gömecek Mi?” sorusunu gündeme geldi. Söz konusu makaleye göre İslam Dini Varşova Paktı’nın dağılması ile yükselişe geçecek Asya ve Avrupa’da kısa zamanda etkili olacaktır. Makalede daha ileri gidiliyor ve herhangi bir müdahale olmazsa 30 yıl sonra İslam’ın Dünya hakimiyetini eline geçireceğine vurgu yapılıyordu.

  • Önceki yazımızda SADAT Savunmaya tezviratlarını akılsızca, şuursuzca, gayri ahlaki bir üslup ve yöntemle yönlendirenlerin arka planda var olan gerekçelerine değinmeye gayret etmiş idik. Şimdi İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle soğuk savaş sonrası Varşova Paktı’nın dağılması ve Rusya’nın eski gücünü yitirmesi üzerine ABD ve saz arkadaşlarının bölgemizde alevlendirdikleri vekalet savaşlarının yöntemine değineceğiz.

    Esasında vekalet savaşlarının ilk çıkışı soğuk savaş döneminde olsa da Türkiye’nin de bulunduğu Ortadoğu Coğrafyasında etkin olarak kullanılmaya başlanması 1990 sonrası ABD’nin Kuzey Irak’ı işgali ile başlamıştır.

    Varşova Paktı karşısında bir blok oluşturulmak için kurulan NATO, Sovyetlerin dağılması ile misyonunu tamamladığı yönünde tartışmaların merkezine oturdu. Ancak 1990 tarihinde İngiltere’de yayınlanan bir makalede “Will Islam Bury Us” “İslam Bizi Gömecek Mi?” sorusunu gündeme geldi. Söz konusu makaleye göre İslam Dini Varşova Paktı’nın dağılması ile yükselişe geçecek Asya ve Avrupa’da kısa zamanda etkili olacaktır. Makalede daha ileri gidiliyor ve herhangi bir müdahale olmazsa 30 yıl sonra İslam’ın Dünya hakimiyetini eline geçireceğine vurgu yapılıyordu.

  • Önceki yazımızda SADAT Savunmaya tezviratlarını akılsızca, şuursuzca, gayri ahlaki bir üslup ve yöntemle yönlendirenlerin arka planda var olan gerekçelerine değinmeye gayret etmiş idik. Şimdi İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle soğuk savaş sonrası Varşova Paktı’nın dağılması ve Rusya’nın eski gücünü yitirmesi üzerine ABD ve saz arkadaşlarının bölgemizde alevlendirdikleri vekalet savaşlarının yöntemine değineceğiz.

    Esasında vekalet savaşlarının ilk çıkışı soğuk savaş döneminde olsa da Türkiye’nin de bulunduğu Ortadoğu Coğrafyasında etkin olarak kullanılmaya başlanması 1990 sonrası ABD’nin Kuzey Irak’ı işgali ile başlamıştır.

    Varşova Paktı karşısında bir blok oluşturulmak için kurulan NATO, Sovyetlerin dağılması ile misyonunu tamamladığı yönünde tartışmaların merkezine oturdu. Ancak 1990 tarihinde İngiltere’de yayınlanan bir makalede “Will Islam Bury Us” “İslam Bizi Gömecek Mi?” sorusunu gündeme geldi. Söz konusu makaleye göre İslam Dini Varşova Paktı’nın dağılması ile yükselişe geçecek Asya ve Avrupa’da kısa zamanda etkili olacaktır. Makalede daha ileri gidiliyor ve herhangi bir müdahale olmazsa 30 yıl sonra İslam’ın Dünya hakimiyetini eline geçireceğine vurgu yapılıyordu.

  • Okuyacağınız bu makale SADAT Savunma ve Vekalet Savaşları başlıklı yazılarımızın üçüncü ve sonuncusunu teşkil ediyor. SADAT Savunma bir savunma danışmanlık şirketi olmasına karşın batılı emperyalist ülkelerin özel askeri şirketleri gibi girdikleri ülkelerde kan ve göz yaşı ekmeyip, barış ve huzurun teminatı olarak faaliyet göstermektedir.

    Üstelik bu ülkelerde verdikleri hizmeti Türkiye’nin ve taraf ülkelerin kanun ve nizamlarına uygun hareket ederek yerine getirmektedirler. Bu faaliyetleri yürütürken mevcut ülkelerin milli gelirlerini hortumlamayı değil cüzi bir kazanç ile daha ziyade hizmet kaynaklı anlayışla yürütme gayretindedir.

    Asli amaç ticari kazanç sağlamak değil kardeş kanının döküldüğü bu ülkelerde barışı sağlayacak stratejik eylemlerin hayata geçirilmesi için çalışılması olmuştur.

  • Okuyacağınız bu makale SADAT Savunma ve Vekalet Savaşları başlıklı yazılarımızın üçüncü ve sonuncusunu teşkil ediyor. SADAT Savunma bir savunma danışmanlık şirketi olmasına karşın batılı emperyalist ülkelerin özel askeri şirketleri gibi girdikleri ülkelerde kan ve göz yaşı ekmeyip, barış ve huzurun teminatı olarak faaliyet göstermektedir.

    Üstelik bu ülkelerde verdikleri hizmeti Türkiye’nin ve taraf ülkelerin kanun ve nizamlarına uygun hareket ederek yerine getirmektedirler. Bu faaliyetleri yürütürken mevcut ülkelerin milli gelirlerini hortumlamayı değil cüzi bir kazanç ile daha ziyade hizmet kaynaklı anlayışla yürütme gayretindedir.

    Asli amaç ticari kazanç sağlamak değil kardeş kanının döküldüğü bu ülkelerde barışı sağlayacak stratejik eylemlerin hayata geçirilmesi için çalışılması olmuştur.

  • Okuyacağınız bu makale SADAT Savunma ve Vekalet Savaşları başlıklı yazılarımızın üçüncü ve sonuncusunu teşkil ediyor. SADAT Savunma bir savunma danışmanlık şirketi olmasına karşın batılı emperyalist ülkelerin özel askeri şirketleri gibi girdikleri ülkelerde kan ve göz yaşı ekmeyip, barış ve huzurun teminatı olarak faaliyet göstermektedir.

    Üstelik bu ülkelerde verdikleri hizmeti Türkiye’nin ve taraf ülkelerin kanun ve nizamlarına uygun hareket ederek yerine getirmektedirler. Bu faaliyetleri yürütürken mevcut ülkelerin milli gelirlerini hortumlamayı değil cüzi bir kazanç ile daha ziyade hizmet kaynaklı anlayışla yürütme gayretindedir.

    Asli amaç ticari kazanç sağlamak değil kardeş kanının döküldüğü bu ülkelerde barışı sağlayacak stratejik eylemlerin hayata geçirilmesi için çalışılması olmuştur.

  • SADAT Savunma kurulduğundan beri hakkında pek çok spekülasyon oluşturuldu. 2021 yılının ilk haftalarında yani kuruluşunun üzerinden dokuz yıl geçmesine rağmen benzer spekülasyonların oluşturulmaya devam ettiği görülmektedir. Önce SADAT Savunma ne yapar buna bakmakta fayda var.

    SADAT Savunma Ne İş Yapar?

    SADAT Savunma kurulduğu günden itibaren internet sitesi üzerinden ne iş yaptığını açık olarak ifade etmektedir.

    SADAT Savunma Uluslararası alanda Silahlı Kuvvetlerin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonu amacıyla, stratejik danışmanlık, özel savunma ve güvenlik eğitimleri ile donatım alanlarında hizmet vererek, İslam Ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayi işbirliği ortamı oluşturmak ve İslam Dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak da Dünya Süper Güçleri arasında hak ettiği yeri almasına yardımcı olmak misyonuna sahiptir. (https://www.sadat.com.tr/tr/hakkimizda/misyonumuz.html)

    Hizmet verdiği ülkelere yönelik jeopolitik duruma uygun tehdit değerlendirmeleri yaparak, bu değerlendirme ışığında ülke savunması ve iç güvenliğinin temini amacıyla en etkin ve modern ihtiyaçları karşılayacak şekilde Silahlı Kuvvetlerinin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonunu sağlamak vizyonu ile hareket etmektedir. (https://www.sadat.com.tr/tr/hakkimizda/vizyonumuz.html)

    SADAT Savunma bu misyon ve vizyon çerçevesinde hareket eden Türk Ticaret Kanunu’na göre kurulmuş çok ortaklı bir Anonim Şirkettir. Tam adı “SADAT Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi” olup 28 Şubat 2012 tarih ve 8015 sayılı ticaret sicil gazetesinin 825nci sayfasında tescili ilan olunmuş Ticaret Sicil No 809300 ve Mersis No 0736057798100014 dür.

    Bu kapsamda SADAT Savunma Türkiye Cumhuriyeti’ne dost ve müttefik ülkelerin Silahlı Kuvvetleri (söz konusu devletlerin resmi ordularını kastediliyor) ve Polis Teşkilatlarına Stratejik Danışmanlık (reorganizasyon ve modernizasyon), Özel Eğitimler ve Donatım hizmetleri olmak üzere 3 ana koldan hizmet sunmaktadır. (https://www.sadat.com.tr/tr/hizmetlerimiz.html)

    Şekil 1 Hizmet Başlıklarımız

    Müşterileri için 2012’den beri stratejik danışmanlık, eğitim, donatım alanlarında projeler oluşturarak pazarlama çalışmalarını yürütmektedir.

  • ‘Silahlı eğitim danışmanlığı’ yapılmasını anayasal düzeni değiştirme olarak algılayan Sol ve Kemalist kafalar şirazeyi kaybettiği gibi içeriğinde din ve dindarlara ait olan her türlü söylem, eylem ve yapıyı da yok etmeye ilk günkü gibi kararlı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı, Emekli General Adnan Tanrıverdi’nin Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi’ne (SADAT) yönelik son günlerde yükselen bir karalama kampanyası başlatıldı.

    Cumhuriyet gazetesinin başını çektiği operasyon ile SADAT’ı “anayasal düzeni yıkacak” bir unsur olarak öne çıkarma savaşı veriliyor. Cumhuriyet gazetesi Kemalist isimler ile yaptığı röportajlar ile konuyu tekrar gündeme taşıyarak algı operasyonu yürütüyor.

  • ‘Silahlı eğitim danışmanlığı’ yapılmasını anayasal düzeni değiştirme olarak algılayan Sol ve Kemalist kafalar şirazeyi kaybettiği gibi içeriğinde din ve dindarlara ait olan her türlü söylem, eylem ve yapıyı da yok etmeye ilk günkü gibi kararlı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı, Emekli General Adnan Tanrıverdi’nin Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi’ne (SADAT) yönelik son günlerde yükselen bir karalama kampanyası başlatıldı.

    Cumhuriyet gazetesinin başını çektiği operasyon ile SADAT’ı “anayasal düzeni yıkacak” bir unsur olarak öne çıkarma savaşı veriliyor. Cumhuriyet gazetesi Kemalist isimler ile yaptığı röportajlar ile konuyu tekrar gündeme taşıyarak algı operasyonu yürütüyor.

  • ‘Silahlı eğitim danışmanlığı’ yapılmasını anayasal düzeni değiştirme olarak algılayan Sol ve Kemalist kafalar şirazeyi kaybettiği gibi içeriğinde din ve dindarlara ait olan her türlü söylem, eylem ve yapıyı da yok etmeye ilk günkü gibi kararlı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı, Emekli General Adnan Tanrıverdi’nin Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi’ne (SADAT) yönelik son günlerde yükselen bir karalama kampanyası başlatıldı.

    Cumhuriyet gazetesinin başını çektiği operasyon ile SADAT’ı “anayasal düzeni yıkacak” bir unsur olarak öne çıkarma savaşı veriliyor. Cumhuriyet gazetesi Kemalist isimler ile yaptığı röportajlar ile konuyu tekrar gündeme taşıyarak algı operasyonu yürütüyor.

  •   

    TEKZİP METNİ

    Sözcü.com.tr. İnternet sitesinde, Can ATAKLI tarafından kaleme alınarak yayınlanan 11/04/2019 tarihli ‘’Sarayı çıldırtan İmamoğlu’nun sakinliği’’ başlıklı ve 06/11/2018 tarihli ‘’Seçim hilesi yakalandı işte daha neyi bekliyorsunuz’’ başlıklı yazılarda müvekkilim ‘’SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnş. San. Ve Tic. A.Ş.’’ hakkında gerçek dışı, kişilik haklarına saldırı mahiyetinde, ticari itibarını zedeleyici nitelikte, gerçeklerle bağdaşmayan, müvekkili karalama amaçlı, kamuoyu nezdinde illegal işler yapıyormuş gibi göstermeye yönelik iftira niteliğinde ifade ve tespitler kullanılmıştır.
    Söz konusu haber yazılarda yazar Can ATAKLI tarafından sağlıklı bir kafa yapısıyla izah edilemeyecek şekilde, 31 Mart yerel seçimleri sonucunda ‘’ SADAT MİLİTANLARI bir kaç yerde havaya ateş açtılar ama kimse aldırmadı bile’’ şeklinde ve ‘’Bir grup Meral AKŞENER’ in evinin önüne giderek gösteri yapıyor. Bu şahıslar gerçekten MHP’li mi, yoksa AKP’nin milisleri mi, SADAT elamanları mı’’ şeklinde hastalıklı bir senaryo ürünü ifadeler kullanılmıştır. Kısaca SADAT olarak bilinen ‘‘SADAT Uluslar Arası Savunma Danışmanlık İnş. San. Ve T.A.Ş.’’; Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre kurulmuş ve faaliyet gösteren bir şirket olup, kanunlara göre faaliyet göstermektedir. Kurucuları, ortakları ve çalışanları hukuka saygılı ve tertemiz geçmişe sahip kişilerdir. Tüzel kişi veya bireyler olarak bırakın yasa dışı olmayı tek bir şüpheli faaliyetleri dahi yoktur. SADAT her türlü çirkin ve mesnetsiz yakıştırmalardan münezzehtir. Müvekkil şirketin tüm faaliyetleri kanunlar kapsamında Türk Ticaret Kanunu ve diğer kanuni mevzuat çerçevesinde, devletin tüm birimlerince incelenmekte olup hukuksuz hiçbir icraatı söz konusu olmayan, meşru, şeffaf, gizli kapaklı işi olmayan ticari bir kuruluştur.
    Bu nedenle, sözcü.com.tr adresinde yayınlanan haber yazılarda; gerçekleri araştırmadan ve hakikaten bu konuda bilgisiz olarak müvekkil aleyhinde ağır ifadelerin kullanıldığı, iftiraya varan nitelikte açıklamaların yapıldığı, açıklamaların, şuurlu bir karalama kampanyası kapsamında, müvekkil şirketin ticari itibarını, ağır şekilde zedeleyici, kişilik haklarına saldırı mahiyetinde, yalan, yanlış, iftira ve hakaret nitelikli muhtevaya sahip olduğu aşikardır. Müvekkil şirketin hiçbir zaman yazılarda dile getirildiği gibi, milis kuvvet, militan vb. silahlı gücü veya personeli olmamıştır.
    Şirketimiz kurulduğu 2012 yılından beri, maalesef benzer karalamalar ve iftiralara muhatap olmaktadır. Ancak benzer yönde; hiç biri ispatlanamayan hayal ürünü, müvekkil şirketin kanun dışı bir takım eylemlere karıştığına dair yapılan algı operasyonlarının muhtevasının gerçeği yansıtmadığı yargı kararları ile tescillenmiştir. Söz konusu iddialarla ilgili olarak SADAT hakkında hiçbir soruşturma dahi açılmadığı halde, benzer yönde karalamaya yönelik asılsız haberler yapılmaya devam edilmektedir.
    Gerçekler araştırılmadan ve hakikaten bu konuda bilgisiz olarak müvekkil aleyhinde İftiraya varan nitelikte, müvekkil şirketi yıpratmaya yönelik, ticari itibarını, şeref ve haysiyetini zedeleyici, yalan, yanlış, gerçek dışı haberler yapılmakta olup, hiçbir gerçekliği bulunmayan mesnetsiz bu tür haberlere itibar edilmemesi, kamuoyuna saygı ile duyurulur.

    SADAT ULUSLAR ARASI SAVUNMA

    DANIŞMANLIK İNŞ.SAN.VE TİC. A.Ş.

    Vekili

    Av. Ahmet Cengiz TANGÖREN

  • Mısırlı gazeteci (عبد الستار حتيتة) Abdülsettar Hetita tarafından şirketimize yöneltilen sorulara cevap olarak gönderilen aşağıdaki mesajı kamuoyunun bilgisine de sunuyoruz.

    Sayın Hetita,

    SADAT'ın misyonu uluslararası alanda Silahlı Kuvvetlerin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonu, iç güvenlik ve savunma alanında stratejik danışmanlık, iç güvenlik ve askeri eğitim ile donatım alanlarında hizmet vererek, İslam Ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayi işbirliği ortamı oluşturmayı ve İslam Dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak da Dünya Süper Güçleri arasındaki hak ettiği yerini almasına yardımcı olmaktır.[i]

    SADAT'ın vizyonu hizmet verdiği ülkelere yönelik, jeopolitik durumuna uygun, tehdit değerlendirmeleri yaparak, bu değerlendirmelere uygun, ülke savunmasının ve iç güvenliğinin temini için, en etkin ve modern ihtiyaçları karşılayacak şekilde Silahlı Kuvvetlerinin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonunu sağlamaktır.[ii]

    SADAT’ın müşteri portföyü içinde Türkiye’nin dost ve müttefiki ülkeler olarak Mısır olduğu gibi Libya’da bulunmaktadır. 2013 yılında Libya Silahlı Kuvvetleri için talepleri üzerine birkaç proje de üretmiştik.[iii] İsyancı General Hafter komutasında terör eylemlerinin başlaması ile çalışmalarımız kesintiye uğradı. Libya’nın istikrara kavuşması sonrasında projelerimize kaldığımız yerden devam etmeyi umuyoruz.