yalan

  • 3 Temmuz 2017 tarihli yayınında iftiralara gönderdiğimiz yalanlama yazılarımızı yayınlamayan 21. Yüzyıl Enstitüsüne tazminat davası açılmıştır.

  • Birgün.net gazetesinde Erk Acarer imzalı iftiralara gönderdiğimiz cevaplar yayınlanmayınca yargı erişimin engellenmesi kararı almıştır.

  • Hani bilirsiniz; Batıda bir takım asılsız haberler çıkarılır sonra bu asılsız haberler mahkemelerde delil unsuru kabul edilir ve partiler kapatılır, iş yerleri yeşil sermaye adıyla yaftalanır, çocuklarımıza verdiğimiz manevi eğitim yuvaları bir bir kapatılırdı.

    Bir zamanlar, Ümit Özdağ, SADAT ve kurucusu E. Tuğgeneral Adnan Tanrıverdi hakkında asılsız iddialarda bulunmuştu. “SADAT’ın Tokat’ta ve Konya’da silahlı eğitim kampları olduğunu” söylemişti. Yakın çevresinden kişiler tarafından bu bilgileri nereden aldığı sorulduğunda, “ABD, bir kişi, kurum veya devletin aleyhinde kullanacağı bilgileri, önce kendi mahalli basınında yayınlatır. Sonra da iç basınından alıntı yaparak, uluslararası alanda kullanır. SADAT ile ilgili bilgileri de ABD ve İsrail’den aldım.” Demişti.

    Meral Akşener de bir zamanlar kankası olan kişiden duyduklarını doğru zannederek, “SADAT’ın Tokat ve Konya’da silahlı Eğitim Kampları” olduğu iftirasında bulunmuştu. Bu beyanı suç duyurusu olarak kabul eden Ankara Başsavcılığı, SADAT Hakkında kovuşturma başlatmış ve Meral Akşener’i ifade vermeye çağırmıştı. Yapılan uzun sorgulamada, bilgiyi nereden aldınız sorusuna, “Hatırlamıyorum”, belgeniz var mı sorusuna “yok” cevabı vermiş ve bu sorgulamadan sonra bir daha SADAT’ın ismini ağzına alamamıştı.

    SADAT A.Ş. hakkında yalan yanlış söylentilere göre hareket etmektense, dürüstseniz bildiklerinizi yargıya taşıyınız.

  • 3 Mayıs 2021 tarihli ODA TV haberinde "SADAT'ın hedefinde hangi bakanlık var" başlığı kullanılarak çarpıtma yapılmıştır.

    SADAT Savunma'nın hissedarlarından Em. Alb. Gürcan ONAT beyin korona hastalığı geçirdiği süreci kaleme aldığı bir yazısından yola çıkan ODA TV zorlama bir yorumla konuyu mecrasından çıkarmayı denemiştir.

  • 29 Haziran 2017 tarihinde Oda TV'de yayınlanan iftiralara karşı gönderdiğimiz yalanlama yazılarımız yayınlanmamıştır. Tarafsız yayıncılık ilkelerinin ahlaki değerleri arasında olmadığı anlaşılan Oda TV'ye karşı tazminat davası açılmıştır.

  • 26.06.2017 tarihinde, Erk ACARER tarafından “BİRGÜN.NET’’de yazılan “ORDUDA VE YARGIDA SADAT’ başlıklı yazıda, SADAT Savunma ve Kurucusu Adnan TANRIVERDİ aleyhine bir çok YALAN VE İFTİRA yayınlanmıştı. Şirketimizin faaliyetleri hakkında tamamen kurgu haberler yazarak algı oluşturmayı amaçlayan yazar aleyhinde 04.07.2017 tarihinde açtığımız tazminat davası 24.02.2021 tarihinde sonuçlanmış ve müfteri yazar toplamda 10.000 TL manevi tazminat ödemeye mahkum edilmiştir.

    sadat-savunma-ve-adnan-tanriverdi-lehine-manevi-tazminat-karari1 sadat-savunma-ve-adnan-tanriverdi-lehine-manevi-tazminat-karari2

  • İkinci Dünya Savaşı ile büyük bir yıkıma uğrayan Batılı Ülkeler savaşın yıkıcı etkisi ile neredeyse yok olmak üzere olan ekonomilerini düzeltme adına birbirleri ile küresel bir anlaşmaya gittiler ve Avrupa Birliğinin doğmasını sağladılar.

    Savaşın galiplerinden ABD, İngiltere ve Fransa sömürgeci anlayışlarını devam ettirmiş ve Afrika Kıtası ile Ortadoğu İslam Ülkelerine yüzlerini çevirmişlerdir. Ortadoğu coğrafyasında gelişmekte olan ülkeleri bereketli bir pazar olarak değerlendirmeyi başarmışlar ve birbirlerini imha etmek için geliştirdikleri silahlarını bu ülkelere satmaya başlamışlardı.

    Bu ülkeler silah sanayilerine pazar bulma adına bölgemizdeki ülkelere nifak tohumlarını ekmiş, birbirleri ile savaştırmışlardır. Bölge ülkeleri birbirleri ile savaşmak için batılı ülkelere sattıkları petrol gelirleri ile onlardan daha pahalıya silah almış ve ekonomileri her geçen gün çökerken halkları da fakirleşmeye mahkûm olmuşlardır.

  • Önceki yazımızda SADAT Savunmaya tezviratlarını akılsızca, şuursuzca, gayri ahlaki bir üslup ve yöntemle yönlendirenlerin arka planda var olan gerekçelerine değinmeye gayret etmiş idik. Şimdi İkinci Dünya Savaşı sonrası özellikle soğuk savaş sonrası Varşova Paktı’nın dağılması ve Rusya’nın eski gücünü yitirmesi üzerine ABD ve saz arkadaşlarının bölgemizde alevlendirdikleri vekalet savaşlarının yöntemine değineceğiz.

    Esasında vekalet savaşlarının ilk çıkışı soğuk savaş döneminde olsa da Türkiye’nin de bulunduğu Ortadoğu Coğrafyasında etkin olarak kullanılmaya başlanması 1990 sonrası ABD’nin Kuzey Irak’ı işgali ile başlamıştır.

    Varşova Paktı karşısında bir blok oluşturulmak için kurulan NATO, Sovyetlerin dağılması ile misyonunu tamamladığı yönünde tartışmaların merkezine oturdu. Ancak 1990 tarihinde İngiltere’de yayınlanan bir makalede “Will Islam Bury Us” “İslam Bizi Gömecek Mi?” sorusunu gündeme geldi. Söz konusu makaleye göre İslam Dini Varşova Paktı’nın dağılması ile yükselişe geçecek Asya ve Avrupa’da kısa zamanda etkili olacaktır. Makalede daha ileri gidiliyor ve herhangi bir müdahale olmazsa 30 yıl sonra İslam’ın Dünya hakimiyetini eline geçireceğine vurgu yapılıyordu.

  • Okuyacağınız bu makale SADAT Savunma ve Vekalet Savaşları başlıklı yazılarımızın üçüncü ve sonuncusunu teşkil ediyor. SADAT Savunma bir savunma danışmanlık şirketi olmasına karşın batılı emperyalist ülkelerin özel askeri şirketleri gibi girdikleri ülkelerde kan ve göz yaşı ekmeyip, barış ve huzurun teminatı olarak faaliyet göstermektedir.

    Üstelik bu ülkelerde verdikleri hizmeti Türkiye’nin ve taraf ülkelerin kanun ve nizamlarına uygun hareket ederek yerine getirmektedirler. Bu faaliyetleri yürütürken mevcut ülkelerin milli gelirlerini hortumlamayı değil cüzi bir kazanç ile daha ziyade hizmet kaynaklı anlayışla yürütme gayretindedir.

    Asli amaç ticari kazanç sağlamak değil kardeş kanının döküldüğü bu ülkelerde barışı sağlayacak stratejik eylemlerin hayata geçirilmesi için çalışılması olmuştur.

  • SADAT Savunma kurulduğundan beri hakkında pek çok spekülasyon oluşturuldu. 2021 yılının ilk haftalarında yani kuruluşunun üzerinden dokuz yıl geçmesine rağmen benzer spekülasyonların oluşturulmaya devam ettiği görülmektedir. Önce SADAT Savunma ne yapar buna bakmakta fayda var.

    SADAT Savunma Ne İş Yapar?

    SADAT Savunma kurulduğu günden itibaren internet sitesi üzerinden ne iş yaptığını açık olarak ifade etmektedir.

    SADAT Savunma Uluslararası alanda Silahlı Kuvvetlerin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonu amacıyla, stratejik danışmanlık, özel savunma ve güvenlik eğitimleri ile donatım alanlarında hizmet vererek, İslam Ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayi işbirliği ortamı oluşturmak ve İslam Dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak da Dünya Süper Güçleri arasında hak ettiği yeri almasına yardımcı olmak misyonuna sahiptir. (https://www.sadat.com.tr/tr/hakkimizda/misyonumuz.html)

    Hizmet verdiği ülkelere yönelik jeopolitik duruma uygun tehdit değerlendirmeleri yaparak, bu değerlendirme ışığında ülke savunması ve iç güvenliğinin temini amacıyla en etkin ve modern ihtiyaçları karşılayacak şekilde Silahlı Kuvvetlerinin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonunu sağlamak vizyonu ile hareket etmektedir. (https://www.sadat.com.tr/tr/hakkimizda/vizyonumuz.html)

  • İzmir HDP İl Binasına gözü dönmüş kiralık bir katil – terörist tarafından yapılan saldırıyı şiddetle kınar, saldırı sonucu vefat eden (çaycı olduğu bilgisi paylaşılan) Deniz Poyraz’a Allah’tan rahmet, kederli ailesine baş sağlığı dileriz.

    HDP İstanbul milletvekili Hüda Kaya Hanımın böyle üzücü bir olay üzerinden provokasyona başvurarak katili şirketimizle ilişkilendirmeye kalkmasını da şiddette kınarız.

    SADAT Savunma’ya 10 yılı bulan bir süredir Suriye’de eğitim verdiği iftirası atılmakta ancak 10 yıldır tek bir ispat, tek bir belge sunulmamaktadır.

    İddia sahipleri, iddialarında samimi iseler ispatını geçen 10 yıllık süre boyunca savcılıklara niçin teslim etmekten kaçındıklarının cevabını vermekle yükümlüdür.

    SADAT Savunma paralı veya gönüllü, silahlı veya silahsız hiçbir şahsa Suriye’de veya başka bir yerde eğitim vermemiştir. Verdiğini iddia eden; delilini, belgesini ortaya koymuyorsa, tek bir açıklaması vardır. Yalan konuşarak, provokasyon yapıp siyasi rant devşirmekten ileri gitmiyordur.

    Bir Siyasi Partimizin Yüce Meclisimizdeki temsilcisinin, benzeri hain bir saldırının müsebbibi ile bir kişi veya kurumu ilişkilendirirken çok daha dikkatli olması gerektiğine inanıyoruz.

    Terörü, teröristleri ve onları kullanan kuklacıları lanetleriz.

    Kamuoyunu saygıyla bilgilendiririz.

    SADAT Savunma

  •  

    SEDAT PEKER’İN SADAT İLE İLGİLİ İDDİALARI:

    Organize suç örgütü kurmak suçlamasıyla hakkında gözaltı kararı olan ve halen yurtdışında bulunan Sedat Peker 30 Mayıs 2021 tarihinde yayınladığı 8. Videosunun 50. dakika 28. Saniyesi ile 54. dakika 10. saniyesi arasındaki Bölümünde, SADAT (Uluslararası Savunma Danışmanlık, İnşaat, Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi) hakkında; [1]

    “...Diyordum ya Suriye’de sorun var. MİT TIR’ları yakalandıktan sonra benim kendi kafamda şöyle bir şey oluşmuştu. Biz oraya hem toplumun duygularını yükseltmek, hem de oradaki kardeşlerimize yardımcı olmak için, Bayır Bucak Türkmenlerine, diğerlerine, neydi insansız hava aracı, kıyafetler, ama çok fazla, sayıca bunlar oradaki tüm savaşçılara yetecek kadar, telsizlerden tutun, çelik yeleklerden, onlar, bunlar, TIR’larca, bu projeyi düşündük. O millet Vekili arkadaşla da konuştuk, o milletvekili arkadaşımız da düşünceyi aldı iletmesi gereken yerlere iletti. Tamam. Sonra dediler biz ek tırlar verelim. Sizin TIR’larla işte beraber, bizim TIR’lar Sedat Peker Yardım Konvoyu diye gidiyor. İşte Basına da resimler veriyor. Halkı şey yapıyor. Bütün hepsi tüm ekipmanları yolluyor. Ama benim adıma giden diğer araçlar var. Onlar da başka yerlerdeki Türkmenlere gidiyor diye biliyoruz. Ama biz o araçların içinde ne olduğunu bilmiyoruz. Bilmiyoruz dediğim, biliyoruz. İçinde silah var yani. Biz çocuk değiliz. O da normal. Olması lazım gelir çünkü. Ama bu MİT tarafından organize edilmiyor. Askeriye tarafından da organize edilmiyor. Bu SADAT tarafından organize ediliyor. SADAT’ın içerisinde bir ekip tarafından. Şimdi biz bunları yollarlarken işte ben bunların hepsini, ben kendi paramla alıyorum. Onlar hariç. Onlar hariç, Onların benimle hiçbir ilgisi yok. Ama benim adıma gidiyor. İşte işlem yapılmıyor, kayıt yapılmıyor. Direk geçiş yapılıyor. Sonra ben bizim yüklü miktarda mitsubişiler, araçlar yollamaya başlayınca, dediler bize de biraz verir misin? Orada savaşta, tamam verelim. Yav bakıyorum böyle Türkmenlere, her yerden videolarla teşekkür ediyorlar. Aracı aldık, aracı aldık. Yav bir iki tane böyle, Arapça konuşuyorlar. Arapça konuşmalarında sorun yok. Yav Türkmen arkadaşlardan biri dedi, yav bunlar El Nusracı dedi. Allah, Allah lafı… Bizim diğer arkadaşlar da bana diyor ki yav bu gidenler El Nusra’ya geliyor diyor. Evet!  Benim üzerimden gidiyor. Samimi yapıyorum. Ama ben yollamadım. SADATÇILAR yolladı. Beni küçültmek istediniz de mi? Göreceksiniz kibrit kutusuna sokacağım hepinizi, tüm dünyada. Göreceksiniz. Hem de devleti de yargılatmayacağım. Heh he göreceksiniz! Belki Devlete para cezası, engel olmadığı için. Şey yapmadığı için, … gerekli tedbirleri almadığı için birkaç yüz bin lira. Devamlı biz her şikâyette zaten bizi haksız bulup geçiyorlar. Ondan bir şey olmaz. Ama Devlet bu benim hikâyede değil, SADAT Ekibi…”

    şeklinde ifade ve iddialar ileri sürmüştür.

  • ‘Silahlı eğitim danışmanlığı’ yapılmasını anayasal düzeni değiştirme olarak algılayan Sol ve Kemalist kafalar şirazeyi kaybettiği gibi içeriğinde din ve dindarlara ait olan her türlü söylem, eylem ve yapıyı da yok etmeye ilk günkü gibi kararlı.

    Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eski başdanışmanı, Emekli General Adnan Tanrıverdi’nin Uluslararası Savunma Danışmanlık İnşaat Sanayi ve Ticaret Şirketi’ne (SADAT) yönelik son günlerde yükselen bir karalama kampanyası başlatıldı.

    Cumhuriyet gazetesinin başını çektiği operasyon ile SADAT’ı “anayasal düzeni yıkacak” bir unsur olarak öne çıkarma savaşı veriliyor. Cumhuriyet gazetesi Kemalist isimler ile yaptığı röportajlar ile konuyu tekrar gündeme taşıyarak algı operasyonu yürütüyor.

  •   

  • Mısırlı gazeteci (عبد الستار حتيتة) Abdülsettar Hetita tarafından şirketimize yöneltilen sorulara cevap olarak gönderilen aşağıdaki mesajı kamuoyunun bilgisine de sunuyoruz.

    Sayın Hetita,

    SADAT'ın misyonu uluslararası alanda Silahlı Kuvvetlerin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonu, iç güvenlik ve savunma alanında stratejik danışmanlık, iç güvenlik ve askeri eğitim ile donatım alanlarında hizmet vererek, İslam Ülkeleri arasında savunma ve savunma sanayi işbirliği ortamı oluşturmayı ve İslam Dünyasının kendine yeterli bir askeri güç olarak da Dünya Süper Güçleri arasındaki hak ettiği yerini almasına yardımcı olmaktır.[i]

    SADAT'ın vizyonu hizmet verdiği ülkelere yönelik, jeopolitik durumuna uygun, tehdit değerlendirmeleri yaparak, bu değerlendirmelere uygun, ülke savunmasının ve iç güvenliğinin temini için, en etkin ve modern ihtiyaçları karşılayacak şekilde Silahlı Kuvvetlerinin ve İç Güvenlik Güçlerinin organizasyonunu sağlamaktır.[ii]

    SADAT’ın müşteri portföyü içinde Türkiye’nin dost ve müttefiki ülkeler olarak Mısır olduğu gibi Libya’da bulunmaktadır. 2013 yılında Libya Silahlı Kuvvetleri için talepleri üzerine birkaç proje de üretmiştik.[iii] İsyancı General Hafter komutasında terör eylemlerinin başlaması ile çalışmalarımız kesintiye uğradı. Libya’nın istikrara kavuşması sonrasında projelerimize kaldığımız yerden devam etmeyi umuyoruz.

  • Ümit Özdağ'ın 29 Haziran 2017 tarihinde Oda TV'de, 3 Temmuz 2017'de 21. Yüzyıl Enstitüsünde yayınlanan iftiralarına karşı tazminat davası açılmıştır.

  • Yatır arayan gazeteci

    Yeniçağ Gazetesinden Yavuz Selim Demirağ 27 Ocak 2018 tarihli yazısında hayali bir senaryo üzerinden, askeri uygulamaları, milli güvenlik toplantısını, zeytin dalı operasyonunu ve nihayetinde Cumhurbaşkanımız nezdinde meşru hükümeti ve üyelerini karalamaya ve itibarsızlaştırmaya matuf açıklamalarda bulunmuştu...

    Yazarın hayal mahsulü yakıştırmaları önce 5 Şubat 2018 tarihinde tarafımızdan tekzip edilmiş, akabinde tazminat davası açılmıştır.

    15 Haziran 2021 tarihinde 7'nci celsede tazminat davamız (2020/104 esas) karara bağlanmıştır.

    Karar'da;

    Sanık Yavuz Selim Demirağ'ın hakaret suçunu işlediği sabit olduğundan... adli para cezası ile cezalandırılmasına... sanığın denetim süresi içinde suç işlediği anlaşılmakta...

    demektedir.

    Kamuoyuna saygı ile duyurulur...

  • في المقال المعنون "صادات في الجيش والمحاكمة" الذي كتبه أرك أجارار في موقع "BİRGUN.NET" في تاريخ 26.06.2017، تم نشر العديد من الأكاذيب والافتراءات ضد شركة صادات الدفاعية ومؤسسها عدنان تانريفردي. الدعوى التي رفعناها ضد صاحب المقال بتاريخ 04.07.2017 والذي يهدف إلى خلق تصورات من خلال كتابة أخبار خيالية تمامًا عن أنشطة شركتنا، تم الانتهاء منها في تاريخ 24.02.2021 وحكم على المؤلف العميل بدفع ما مجموعه 10000 ليرة تركية كتعويض معنوي.

     

    قرار التعويض المعنوي لصالح صادات الدفاعية وعدنان تانريفردي_1 قرار التعويض المعنوي لصالح صادات الدفاعية وعدنان تانريفردي_2