SADAT

  • Adnan Tanrıverdi SADAT A.Ş. şirketinin kuruluşu, yaptığı faaliyetler ve şirket hakkında basında çıkan yanlış haberler ile alakalı Posta gazetesine röportaj verdi.

  • Adnan Tanrıverdi SADAT A.Ş. şirketinin kuruluşu, yaptığı faaliyetler ve şirket hakkında basında çıkan yanlış haberler ile alakalı Posta gazetesine röportaj verdi.

  • The interview with Mr. Melih TANRIVERDİ Chairman of the Board Directors of SADAT Company, which is the first and unique of its kind in the field of military consultancy and training outside of our country that is the protector for the geopolitical and geostrategic geography; at the same time, it is the company that carries out its works in coordination with the official foreign policy of the Turkish Republic in addition to it is going over its way to be the pearl and pride for its country in the near future.

  • In the article written by Mr. Orhan UĞUROĞLU and published in Yeniçağ newspaper on 12.08.2019;

    ““Is the Ministry of National Education and the Ministry of National Defense are also privatized? be privatized....

    Private schools from primary school to university have been built, education has been privatized... As for the remaining public schools, get the points if you can, if you cannot get them, come on Imam Hatip…

    The Ministry of National Defense also the Military privatized...

    Give the money, get an evacuation

    The tank pallet factory was also privatized by giving it to the partnership of Qatar army,

    A Special Armed Army SADAT was also established to the presidential chief advisor, Adnan Tanrıverdi,”

    It begins in the form and continues with the criticisms to the privatized public activities.

    Dear UĞUROĞLU in his article, defined that private schools, which are opened within the framework of the state curriculum, under the state control and even minimum physical conditions in an environment drawn by the state as a privatization of education.

    Within this scope, he evaluated the application of paid military service, privatization of the operating right of the tank pallet factory for a while and the establishment of SADAT A.Ş., as privatization of also the Ministry of National Defense.

    We think that the evaluation of SADAT A.Ş. as an alternative to Turkish Armed Forces is due to insufficient or incorrect information sources. SADAT A.Ş. clearly defined its purpose, activities, and scope of work through its website, and its establishment was announced in the Newspaper of Official Commercial on February 12, 2012.Mr. Adnan Tanriverdi has explained several times how the idea of SADAT A.Ş. establishment was emerged. This explanation is available on the website of SADAT A.Ş.

    Dozens of decisive decisions have been taken and convictions have been made regarding to the investigation Concerning forgery and the denial of similar articles and writings about SADAT A.Ş.

    The intendment and intention of SADAT A.Ş. are clear, and it has no other back plan. The aim of SADAT A.Ş. is to consider the interests of the Republic of Turkey friendly and allied countries.It can be summarized as follows:

    • • Provide strategic consultancy to the security forces (the armed forces and police corps),
    • • Provide training for members of the security forces on the subjects they need in order to defend their country,
    • • Mediate in the procurement of war weapons and vehicles demanded by the security forces to defend their country,
    • • It can be summarized as creating a defense and defense industry cooperation environment between friendly countries, providing consultancy on these issues, creating a market environment for Turkish defense industry products and providing intergovernmental organizations on related issues.

      Carried out company activities as determined by the relevant legislation.

      SADAT A.Ş. is not a special army, an armed force or force.

      To the public opinion, it is announced with respect.

    • Sayın Orhan UĞUROĞLU tarafından kaleme alınan ve 12.08.2019 tarihinde Yeniçağ gazetesinde yayınlanan yazıda;

      “Milli Eğitim Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı da özelleşir mi? Özelleşir...

      İlkokuldan, üniversiteye kadar özel okullar kuruldu, eğitim özelleşti… Kalan devlet okullarında puan tutturdun tutturdun, tutturamadım haydi İmam Hatip'e…

      Milli Savunma Bakanlığı da askerliği özelleştirdi ya…

      Ver parayı al teskereyi…

      Tank palet Fabrikası da Katar ordusunun ortaklığına verilerek özelleşti ya,

      Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı Adnan Tanrıverdi'ye özel silahlı ordu SADAT kurduruldu ya,

      Şeklinde başlayıp özelleştirilen kamu faaliyetlerine getirdiği eleştiriler ile devam etmektedir.

    • Jeopliitik ve Jeostratejik bir coğrafyanın hamisi olan ülkemizin yurt dışı askeri danışmanlık ve eğitim alanındaki ilk ve tek şirketi olan, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti Devletinin resmi dış politikasıyla eş güdüm içerisinde faaliyetlerini yürüten ve yakın bir gelecekte de ülkesinin incisi ve gururu olma yolunda mesafe kateden SADAT A.Ş. nin Yönetim Kurulu Başkanı Melih TANRIVERDİ ile yapılan röportaj.

       

    • Şah’a karşı Hamle

      Dünya basını 2019 Aralık ayında Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz sınır anlaşmasına Doğu Akdeniz bölgesi yetki alanlarının belirlenmesi konusunda Türkiye tarafından oyundaki diğer tüm aktörlere karşı çekilen Şah Mat hamlesi olarak yer verdi. Gurur duyduk.

      Pek çok strateji uzmanı bu anlaşma ile ilgili yazdı çizdi ve halen de yazıp çizmeye devam ediyor. Ben anlaşmanın sonuçlarına dair kamuoyunun gözünden kaçmış bir noktaya değinmek istiyorum.

      Doğu Akdeniz bölgesinde emelleri olan tüm ülkeler Türkiye'nin çektiği bu hamleye karşı birleşerek hamleyi boşa çıkaracak ve Mat olmaktan kurtulacakları yolun Libya Ulusal Mutabakat Hükümetinin ortadan kaldırılarak yerine gelecek yeni hükümetinde anlaşmayı iptal etmesinden geçtiği konusunda hem fikir oldular. Berlin konferansının sonucunda Birleşmiş Milletlerce tanınan Libya Ulusal Hükümeti tarafından Libya’ya davet edilen Türkiye’ye tek bir yol bırakılmıştır.

    • Şah’a karşı Hamle

      Dünya basını 2019 Aralık ayında Türkiye ile Libya arasında imzalanan deniz sınır anlaşmasına Doğu Akdeniz bölgesi yetki alanlarının belirlenmesi konusunda Türkiye tarafından oyundaki diğer tüm aktörlere karşı çekilen Şah Mat hamlesi olarak yer verdi. Gurur duyduk.

      Pek çok strateji uzmanı bu anlaşma ile ilgili yazdı çizdi ve halen de yazıp çizmeye devam ediyor. Ben anlaşmanın sonuçlarına dair kamuoyunun gözünden kaçmış bir noktaya değinmek istiyorum.

      Doğu Akdeniz bölgesinde emelleri olan tüm ülkeler Türkiye'nin çektiği bu hamleye karşı birleşerek hamleyi boşa çıkaracak ve Mat olmaktan kurtulacakları yolun Libya Ulusal Mutabakat Hükümetinin ortadan kaldırılarak yerine gelecek yeni hükümetinde anlaşmayı iptal etmesinden geçtiği konusunda hem fikir oldular. Berlin konferansının sonucunda Birleşmiş Milletlerce tanınan Libya Ulusal Hükümeti tarafından Libya’ya davet edilen Türkiye’ye tek bir yol bırakılmıştır.

We use cookies

We use cookies on our website. Some of them are essential for the operation of the site, while others help us to improve this site and the user experience (tracking cookies). You can decide for yourself whether you want to allow cookies or not. Please note that if you reject them, you may not be able to use all the functionalities of the site.